ABD Merkez Bankası (FED)- Kuruluşu, Politikaları ve Küresel Etkisi
Dr. Murat Ergüven | Ekonomi & Finans
ABD MERKEZ BANKASI (FED): KURULUŞU, POLİTİKALARI VE KÜRESEL ETKİSİ
Finansal krizler, ekonomik istikrarsızlık dönemleri ve belirsizlikler, tarihin her döneminde ulusların para politikalarını şekillendiren temel faktörler olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Federal Reserve System – FED), işte tam da bu tür krizlere çözüm bulmak amacıyla 1913 yılında kurulmuştur. Ancak FED’in doğuş hikâyesini tam olarak anlamak için öncesinde ABD’nin yaşadığı finansal krizleri ve bu krizlerin nasıl bir ihtiyaç doğurduğunu bilmek gerekir.
FED Öncesi Finansal Krizler
FED kurulmadan önce ABD’de merkezî bir bankacılık sistemi yoktu. 19. yüzyıl boyunca ülkedeki bankacılık sistemi özel bankalara ve eyalet bazlı düzenlemelere dayanıyordu. Bu durum, finansal istikrarsızlıkları ve bankacılık paniklerini beraberinde getirdi.
- 1837 ve 1857 Panikleri: Bankaların yetersiz rezervleri nedeniyle büyük iflaslar yaşandı.
- 1873 Krizi: Demiryollarına aşırı yatırım nedeniyle yaşanan ekonomik çöküş, kitlesel işsizlik ve deflasyon dalgasına sebep oldu.
- 1893 Krizi: Bankalara yönelik güvenin kaybolması büyük sermaye kaçışına ve durgunluğa yol açtı.
- 1907 Bankacılık Krizi: J.P. Morgan’ın şahsi müdahalesiyle büyük bir ekonomik çöküş engellenebildi, ancak bu durum ABD’nin bir merkez bankasına olan ihtiyacını açıkça gösterdi.
Bu krizlerin ardından, finansal istikrarı sağlamak ve para politikalarını düzenlemek amacıyla ABD Kongresi 1913 yılında Federal Reserve Yasası’nı (Federal Reserve Act) kabul etti ve FED doğmuş oldu.
FED’in Kuruluşu ve Amacı
ABD Başkanı Woodrow Wilson, Nelson Aldrich, Paul Warburg ve dönemin güçlü finansörleri (J.P. Morgan, Rockefeller) tarafından şekillendirilen FED, 23 Aralık 1913’te resmen kuruldu.
FED’in kuruluş amaçları şunlardı:
- Bankacılık paniklerini önlemek,
- Para arzını düzenlemek,
- Enflasyonu ve işsizliği kontrol altına almak,
- Finansal sistemin istikrarını sağlamak.
FED, bağımsız bir merkez bankası modeli olarak tasarlandı ve 12 bölgesel Federal Reserve Bankası’ndan oluşan bir yapı kuruldu. Bu model, hem devlet kontrolünü hem de özel sektör katılımını içeriyordu.
FED’in Uyguladığı Politikalar
FED, para politikalarını belirlemek için çeşitli araçlar kullanır:
- Faiz Politikası: FED, faiz oranlarını belirleyerek ekonominin büyümesini ya da yavaşlamasını sağlar.
- Açık Piyasa İşlemleri (OMO): Tahvil alım ve satımları ile piyasadaki para miktarını düzenler.
- Zorunlu Karşılık Oranları: Bankaların rezerv tutma zorunluluklarını belirler.
- Likidite Sağlama: Ekonomik krizlerde piyasaya dolar enjekte ederek büyük çöküşleri engeller.
FED ve Dünya Bankası İlişkisi
FED, doğrudan Dünya Bankası’nın bir parçası olmasa da küresel ekonomi üzerindeki etkisi nedeniyle dolaylı bir bağa sahiptir. Dünya Bankası, gelişmekte olan ülkelere kredi sağlayarak ekonomik büyümeyi teşvik ederken, FED’in faiz politikaları bu ülkeler için hayati önem taşır. FED faiz artırdığında dolar güçlenir, bu da borçlu ülkeleri zor durumda bırakır.
FED’in Küresel Merkez Bankaları Üzerindeki Etkisi
FED, küresel para politikalarının belirlenmesinde kilit bir oyuncudur. ABD doları rezerv para birimi olduğu için FED’in aldığı kararlar diğer ülkelerin merkez bankalarını da doğrudan etkiler.
- Avrupa Merkez Bankası (ECB), İngiltere Merkez Bankası (BOE), Japonya Merkez Bankası (BOJ) gibi büyük merkez bankaları FED’in politikalarına paralel kararlar almak zorunda kalır.
- FED’in dolar swap anlaşmaları, diğer merkez bankalarına finansal krizlerde likidite sağlar.
- Küresel finansal krizlerde FED, diğer ülkelerin merkez bankalarına dolaylı müdahalelerde bulunur.
FED, 1913’ten bu yana ABD ekonomisinin ve küresel finans sisteminin en güçlü düzenleyici organlarından biri olmuştur. Faiz politikalarıyla finansal piyasaları yönlendirir, kriz anlarında piyasaya müdahale eder ve küresel ekonomide belirleyici bir rol oynar. Dünya ekonomisi üzerindeki etkisi nedeniyle, FED’in aldığı her karar sadece ABD’yi değil, bütün dünyayı ilgilendiren bir mesele haline gelmiştir.